Seul Seyahat Rehberi Bölüm 5: Geleneksel Kore
Hepimizin bildiği gibi Güney Kore teknolojinin ve modernitenin ülkesi. Peki ya geçmişi ve kültürü? Eğer modern sokaklardan ve teknolojik binalardan biraz olsun sıyrılıp şehrin özüne bakmak isterseniz sizleri bugün geleneksel Kore turuna çıkarıyoruz. Hazırsanız karşınızda Seul Seyahat Rehberi Bölüm 5: Geleneksel Kore
Insadong: Kültürle Yoğrulmuş Bir Sokak
Turumuzun ilk durağı geleneksel Kore sanatlarının kalbi Insadong. Ücretsiz ya da küçük ücretler karşılığında gezebileceğiniz galerilerde geleneksel ve modern Kore sanatına dair eserlerin keyfini çıkarabilirsiniz. Sokak boyunca görebileceğiniz zanaat dükkanlarında fırça kaligrafisi ürünler, eski paralar, el yapımı kâğıtlar, ve antika koleksiyonları bulabilir hem kendiniz için hatıra hem de yanınızda götürmek için hediyelikler alabilirsiniz.
Sokakları keşfe çıktığınız sırada müzikal performanslarla, geleneksel dans gösterileri ve tiyatro canlandırmalarla karşılaşmanız muhtemel. Günün yarısında gezmeniz gereken daha çok yer varken enerjiniz biterse hotteok (içi tarçınlı ballı gözleme), tteok(çeşit çeşit pirinç keki), yakgwa (bal ve susamlı kurabiye), Maraş dondurmasından ilham alınarak yapılan ve bazı kaynaklarda açıkça Turkish ice cream olarak geçen dondurmalar gibi klasik Kore atıştırmalıklarını yakıt alımı için kullanabilirsiniz.
Enerji depoları doldurulduysa gelelim sokaklarda hanbok giyen insanların gizemine. İçlerinde Joseon Hanedanı döneminde ana saray olarak kullanılan Seul’ün en büyük en önemli sarayı olan Gyeongbokgung, ve UNESCO Dünya Mirası listesinde bulunan gizli bahçeleriyle ünlü Changdeokgung’un da yer aldığı saraylar hanbok giyen kişilerden giriş ücreti almıyor. Bu yüzden çoğu turist giriş ücreti ödemek yerine hanbok giyip tam bir deneyim yaşamayı tercih ediyor. Çevrede bulunan kiralama dükkanları genellikle kıyafet kiralamanın yanında aksesuarlar ve makyaj hizmetlerini de içeriyor.

Bukchon Hanok Village: Zamanın Donduğu Yer
Insadong’da saray hayatını deneyimlemiştik şimdi de sıra Insadong’da yürüme mesafesinde bulunan Joseon Hanedanlığı döneminden kalma 600 yılı aşkın geçmişi olan,hanok adı verilen geleneksel evleriyle halkın arasına karışmakta.
Seul’ün en tarihi mahallelerinden ve kültürel mirasın korunması konusunda da Kore’nin en özel bölgelerinden biri olan Bukchon Hanok Village’da eskiden soylu ailelerin yaşadığı ahşap yapılı, eğimli çatılı evler günümüzde restore edilerek bazıları kafe, sanat galerisi, atölye ve kültürel merkez halini almış bazıları ise hala konut olarak kullanılıyor.
Açık hava müzesi gibi duran taşlı Bukchon sokaklarında hem dilediğiniz kadar fotoğraf çekilebilir hem de geleneksel seramik, Kore usulü resim ya da kaligrafi yapımı gibi özellikle turistlere yönelik workshoplara katılarak hatıra olarak evinize kendi yaptığınız ürünleri götürebilirsiniz. Yalnız bölge hala aktif olarak yaşam alanı olduğu için sokaklarda gezinirken özellikle sabahları sessizlik kurallarına uymayı, fotoğraf çekerken de çevrede bulunan insanları çekmemeye özen gösterin.

Gyeongbokgung Sarayı
Bukchon Honok Village’ın hemen arkasında bulunan, Kore kraliyet tarihinin en önemli yapılarından biri, Joseon Hanedanlığı’nın merkezi Gyeongbokgung sarayının kendisine özel bir paragrafı hak ettiğini düşündük.
Saray 1392-1897 yılları arasında hüküm sürmüş olan Joseon Hanedanlığı’nın ilk ve en büyük sarayı olarak 1395 yılında inşa edildi. Tahta sütunları, geniş avluları ve zarif süslemeleriyle Kore mimarisinin en ikonik örneklerinden biri olan sarayda kraliyet yönetimi, resmi törenlerin yanı sıra günlük yaşamda burada gerçekleşti. Japon işgali sırasında büyük hasarlar alan saray sonrasında restore edilerek ziyaretçilere açıldı.
Günümüzde normalde yaklaşık 3.000 KRW giriş ücreti olan saray Hanbok giyen ziyaretçilerden bu ücreti almıyor. Bu yüzden hanbok kiralayarak hem giriş ücreti ödememek hem de geleneksel kıyafetlerle sarayın avlusunda sosyal medya için stok yapmak özellikle turistler arasında çok popüler. Eğer sarayı ziyaret etmek isterseniz sabah 10.00 ve 14.00’da sarayın ön kapısında geleneksel kıyafetlerle yapılan bekçi değiştirme törenini de görmenizi tavsiye ederiz.
Sarayı gezdikten sonra yakınlardaki kraliyet eşyaları, taçlar, belgeler gibi eserlerin sergilendiği Ulusal Saray Müzesi ve günlük Kore yaşamına dair tarihsel objeler, minyatür köyler ve etkileşimli bölümler içeren Kore Halk Müzesi’ni de görüp tam bir deneyim yaşamanızı tavsiye ederiz.

Ne Yenir, Nerede Dolaşılır?
Hanboklar giyildi saraylar gezildi artık hanedan üyesi gibi hissetmekten yalnızca Asya kültürünün kalbinde yer alan bir bardak çay kadar uzağız demektir. Çevrede bulunan Kore’ye özgü bitki ve meyveli çayların bulunduğu geleneksel çay evlerinde eksik kalmış hissi tamamlayabilirsiniz. Tam bir gelenekselciyseniz sizlere beş tatlı çay (tatlı, ekşi, acı, tuzlu , buruk) olarak bilinen ve genellikle soğuk tüketilen Omija-cha (五味子茶) veya ferahlatıcı ve sakinleştirici etkisiyle bilinen lotus yaprağı çayı Yeonnip-cha (연잎차) önerebiliriz.
O’sulloc Tea House gibi bazı mekanlarda çay, Japonya’dakine benzer şekilde seremoni eşliğinde sunuluyor. Kültürel atmosferim tamamlandı artık biraz alışveriş yapmak istiyorum derseniz Insadong’un kalbinde yer alan 4 katlı, spiral alışveriş kompleksi Ssamziegil’e uğrayabilirsiniz.
Burada el yapımı ürünler, kaligrafi eserleri, minyatür objeler, hediyelik sabunlar, hanji kâğıdından kartpostallar, mini çay takımları, el boyaması yelpazeler, porselen kolyeler gibi özgün ürünler bulabilirsiniz. Üst katlara çıktıkça sokak sanatçıların ve atölye standlarıyla karşılaşabilir, tatlı bir mola için üst katta geleneksel tatlılar sunan kafeyi kullanabilirsiniz. Yanınızda getireceğiniz şeylerde kendi emeğiniz de olsun isterseniz Bukchan’da bulunan seramik boyama, hanji kâğıt yapımı, geleneksel Kore maskesi yapımı atölyelerinin workshoplarına katılarak hatıralıklarınız daha özel hale getirebilirsiniz.

Mini Tavsiye Listesi
Jongno-gu seyahatinizi kusursuzlaştırabilmeniz için size birkaç önerimiz var. İlk ve en önemlisi bu bölgelerin hala aktif yaşam alanları olduğunu unutmayın. Gezinirken çevrede yaşayanları rahatsız etmemeye özellikle de sessiz olmaya dikkat edin.
“Sessiz olunuz” tabelalarının olduğu bölgelerde ekstra dikkatli olmalısınız. Yoğun sezonlarda gidecek ve hanbok kiralayacaksanız önceden rezervasyon yaptırmak iyi olabilir aksi takdirde bu dönemlerde hanbok ile saraylara giriş ücretsiz olduğundan kiralama talepleri arttığından ufak problemlerle karşılaşabilirsiniz.
Fotoğraf çekmek istiyorsanız sokakların yoğun olmadığı ideal ışık ve huzurun sağlandığı sessiz sabah saatleri çok ideal. Pek çok insan için günün en iyi saati gün batımının fotoğraflarını çekmek için Bukchon’daki en yüksek sokaklardan biri olan Bukchon-ro 11-gil ve çevresindeki ara sokaklar gidebilirsiniz. Ayrıca Gyeongbokgung Sarayı’nın batı kapısı tarafı akşam ışığında başka bir güzellikte oluyor. Geleneksel Kore turuna çıkarsanız bizimle paylaşmayı unutmayın. Serinin diğer yazıları için sayfamıza göz atabilirsiniz.
Bizi takip etmeye devam edin koreye.com
BAHSEDİLEN İŞLETMELER VE MEKANLAR REKLAM DEĞİLDİR SADECE BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR.
