Benzerlikleri İle İki Ülke: Türkiye Ve Güney Kore
Önceki yazılarımızda sizlere Güney Kore’de denk gelebileceğiniz kültürel farklılıklar ve kültür şoklarından bahsetmiştik. Bu yazımda ise sizlere farklılıklarımızın yanında aslında birçok benzer özelliğimizin de olduğunu ve bu benzerliklerin neler olduğunu anlatacağım.

1- Aynı Dil Ailesi
Üniversitede aldığım etimoloji dersi ve araştırmalarıma göre, Türkçe ve Korece Ural-Altay dil ailesinden. Eğer Korece diline biraz bile aşinalığınız varsa sizler de fark etmişsinizdir ki, iki dilin de cümle dizilimi tamamen aynı. Duyduğumuz cümlelere kelimesi kelimesine çeviri yaptığımızda anlamlarda kayıp veya eksilme genelde olmaz. Ek olarak, Türkçede bizler nasıl sondan eklemeli yapılar kullanıyorsak, bu durum Korece için de aynı. Bu yüzden de Korece dilini öğrenmek, birçok dile göre ana dili Türkçe olan bizler için aslında pek de zorlayıcı değil. Alfabeyi öğrendikten sonra, kelime alıştırmaları ile dili kısa zamanda kavrayabilmek oldukça mümkün.
2- Hiyerarşi ve Hitap Kültürü
Batıya kıyasla bizler, büyüklere saygı ve hitap konusunda kolay kolay bozulmayacak adetlere ve kültüre sahibiz. Korelilerde de bu durum benzerdir. İngilizcede yalnızca “you” kelimesi “sen, siz, siz (formal)” olarak kullanılırken, Korecede de Türkçe gibi bu konuda farklı kelimeler mevcuttur. Bizdeki “abi” kelimesi onlarda “hyung (형) (erkekler, abileri için kullanır)” ve “oppa (오빠) (kadınlar, abileri için kullanır) olarak karşılık bulur. Yine bizdeki “abla” kelimesi de cinsiyete göre değişir; “noona (누나) (erkekler, ablaları için kullanır)” ve “unnie (언니) (kadınlar, ablaları için kullanır)” olarak ikiye ayrılır.
Bizler bir iş görüşmesinde veya yeni tanıştığımız insanlar ile nasıl sizli bizli konuşuyorsak, onlarda da ayrı bir saygı dili (Jondetmal/존댓말) vardır. Birine yol bile sorarken bu ayrımlara dikkat etmek gerekir. Yani statüler bizler için önemli olduğu kadar, onlar için de çok büyük önem teşkil eder.
3- Aile Etiği ve Ev Hayatı

Bu konuda fark edilen ilk benzerlik, kesinlikle eve girerken ayakkabıları çıkarmak olur. Koreliler için ev, bireylerin kendilerine ait, kutsal ve temiz olması gereken bir yerdir. Eve ayakkabı ile girmek onların gözünde kutsal ve özel yerlerinde büyük bir saygısızlık olarak görülür.
Bir sonraki benzerliğimiz ise “yer sofrası kültürü”. Her ne kadar artık bizler de sürekli yer sofrasına oturmasak da, yer sofrası kurulmuş bir misafirlik gözümüze asla batmaz ve uyum sağlarız. Çünkü bu da bizim kültürümüzün bir parçasıdır. Koreliler için de durum aynıdır Korelilerin geleneksel evlerinde “ondol (온돌)” adı verilen, alttan ısıtmalı yerler bulunur. Bu yerlerde insanlar oturur, çaylarını içer, yemeklerini yer ve sohbet ederler. Güney Kore seyahatimde tanıştığım Koreliler ile çok kez yer sofrası kurup yemekler yedik ve iki kültürün bu benzerliği bizleri birbirimize daha çok yaklaştırmıştı.
Hitaptan bahsettik, büyüklere saygı dedik; büyüklerimize hizmet etmek konusunda da oldukça benzer iki ülkeyiz. Yemek masasının kurulması nasıl biz gençlerden bekleniyorsa, onlarda da bu prosedür benzerdir. Benim ailemde yemeğe büyük başlar ve eminim ki sizlerin ailelerinde de durum benzerdir. Koreliler de yemeğe önce büyüğün başlaması ile devam eder. Su doldurmak bile aynıdır. Ayrıca Koreliler aileleri ile alkol içerken büyüğe saygısızlık olmaması için direkt onlara bakarak içmezler, genelde yan tarafa döner ve içerler. Bizde böyle bir şey yok fakat aile ile alkol alırken çoğumuzun hareketlerine dikkat ettiğini düşünüyorum. Koreliler için bu hareket, bir “terbiye” göstergesidir.
Biraz da aile içi farklı bir dinamik olan “gelin-kaynana” anlayışından bahsedelim. Bizim dinamiklerimizi anlatmama pek de gerek yok sanırsam 😀 Korelilerde de kayınvalide otoritesi görülür ve aile içi çatışmalar da rastlanan durumlardan biridir.
4- Mutfak

Mutfak konusunda yemek içeriklerimiz pek benzemese de, hazırlık anlayışlarımızda benzerlik bulunmaktadır. Bizlerde güzel bir akşam yemeğinin yanında nasıl salatalar, mezeler, ya da ara sıcak çorbalar bulunuyorsa, Korelilerde de bunlar bulunmaktadır. Meze veya yan yemek olarak çevirebileceğimiz “banchan (반찬)”, Korelilerin yemek masalarında olmazsa olmaz ürünlerdir. Birçoğumuz ortaya yemekler koyar ve hep birlikte yemeğimizi yeriz. Koreliler de bizim gibi paylaşarak yemeklerini yerler.
Ayrıca “turşu yapma mevsimi” her iki ülkede de bulunmaktadır. Annelerimiz özenle kavanoz kavanoz turşu hazırlarken, Koreli anneler de bir tür Kore turşusu diyebileceğimiz “kimchi (김치) hazırlıkları yaparlar.
Yemekler içerik bakımından pek benzemez desek de, aslında pilav ve sulu yemek kültürlerimizde benzerlikler vardır. Onlar çoğunlukla yemeklerde domuz eti kullansalar da, ortaya çıkan yemeklerin görüntüsü benzerlik göstermektedir. Yahnileri de oldukça meşhurdur; eğer bir gün Güney Kore’ye giderseniz, sizlere “dakdoritang (닭도리탕) (acılı tavuk yahnisi)” denemenizi öneririm. Yemeklerin yanında bizler gibi ekmek yemek pek tercih edilmez ama pirinç yemek masasında her zaman olan bir yemektir.
5- Aile Baskısı ve Eğitim

Ülkemizde ailelerimizin gözünde eğitim, hayatlarımız için çok büyük önem barındırır. Korelilerde de durum farklı değil. Çocukları büyüme çağından eğitimli ve bilgili bireyler olarak büyütmek için uğraşırlar. Eğitimde rekabet her iki toplumda da açık olarak gözlenebilir. Bu durum pek de iç açıcı bir mesele olmasa bile, her iki aile yapısında da bu benzerliği görmek bence güzel. “Ödevlerini yapmıyor, çok tembel bu çocuk” gibi söylemleri Koreli ailelerde de duymak komik bir şekilde mümkündür.
6- Milli ve Kolektif Toplum Bilinci
Kültürümüzde bizler nasıl “benim evim” gibi söylemlerde fazla bulunmuyorsak, Korelilerde de bizim gibi bir “bizim evimiz” anlayışı vardır. Her konuda bu bakış açışı karşımıza çıkabilir.
Küslüklerimiz de olsa, kültürümüzde dayanışma çok önemli bir yerdedir ve öyle de olmalıdır. Güney Kore halkı da zor zamanlarda birbirlerine omuz olmaktan asla çekinmezler. İmece kültürlerimiz de bu yüzden benzerdir. Kore savaşındaki tutumumuz, bu durumu açıklar niteliktedir. Zorda kalana yardım etmek, bizler için ne kadar değerli ve önemliyse, onlar için de bu durum böyledir.
7- Sosyal Hayatta Bulunan Benzerlikler
Misafirlik anlayışlarımızda da benzerlikler vardır. “İkram” kültürü bizler için çok anlamlıdır; Koreliler de ikram etmeyi seven bir millettir.
Bizlerde olan “hayırlı olsun hediyeleri” de Güney Kore’de vardır. Boş ellerle gitmeme anlayışı iki ülke için de önemli ve geçerlidir.
Tartışmalı bir konu olsa bile, her iki kültürde de “görücü usulü” tanışma ve evlenme görülmektedir. Güney Kore’de bu duruma en benzeyen kavram “mat-seon (맞선)”dur. Bir nevi aileler aracılığı ile bir “kör buluşma” denebilir. Bunun yanı sıra, düğünlerimizde para takma kültürü de aynı olmasa bile benzerdir. Bizler gelin ve damada paralar ve takılar takarken, onlar da yakınlık derecelerine göre belirlenmiş bir miktar parayı zarflara koyarak evlenen çifte takdim ederler.
Sosyal hayatımızda artık pek de kötü görülmeyen “erkek ve kadın arkadaşlığı sorunsalı” Güney Kore vatandaşlarında da görülebilir. Bir erkek ve kadın, genelde tek başlarına etkinlik düzenlemez, daha geniş bir arkadaş grubuyla planlar yapılır. Ama öncesinde de dediğim gibi, bizlerde de onlarda da bu görüş azalmıştır.
Bu yazımda sizlere Güney Kore ile farklılıklarımızın yanı sıra, hoş benzerliklerimizi paylaştım. Kardeş ülkeler olarak, farklılıklarımız ve benzerliklerimiz ile bir olma duygusunu yaşamaktan çok mutluyum.
Güney Kore kültürü hakkında daha fazla bilgiye sahip olmak için içeriklerimizi sitemiz ve diğer sosyal medya hesaplarımızdan takip etmeyi unutmayın koreye.com.
안녕히 계세요! (Annyeonghi gyeseyo!)
