Haber Özeti
- Dava Süreci Tamamlandı: Güney Kore’de ADOR’un eski CEO’su Min Hee-jin ile eski bir şirket çalışanı arasındaki 100 milyon wonluk tazminat davasında sözlü savunmalar sona erdi.
- Suçlama Boyutu: Eski çalışan ‘B’, iş yerinde uğradığı cinsel taciz ve mobbingin üzerini kapatmaya çalışmak ve kendisine kamuoyu önünde iftira atmakla Min Hee-jin’i suçluyor.
- Kritik Tarih: Seul Merkez Bölge Mahkemesi, K-Pop endüstrisinin seyrini etkileyebilecek bu kritik davada nihai kararını Ekim ayında açıklayacağını duyurdu.
K-Pop endüstrisinin son dönemde gördüğü en büyük kurumsal ve hukuki krizlerden biri olan ADOR ve HYBE çekişmesinin merkezindeki isim Min Hee-jin, bu kez kişisel bir hukuki mücadeleyle gündemde. İş yerinde taciz iddiasını örtbas etmek, çalışanına hakaret etmek ve itibarını zedelemekle suçlanan eski CEO Min Hee-jin ile eski ADOR çalışanı ‘B’ arasındaki davada sona gelindi.
Güney Kore yargı kaynaklarından edinilen bilgilere göre, Seul Merkez Bölge Mahkemesi tarafların delillerini ve son savunmalarını dinleyerek duruşma safhasını resmi olarak kapattı. Davacı ‘B’ tarafından açılan ve 100 milyon Güney Kore Wonu (yaklaşık 75 bin Dolar) tutarında maddi ve manevi tazminat talep edilen davada, adil kararın verilmesi için mahkeme heyeti dosyanı incelemeye aldı. Milyonlarca K-Pop hayranının ve müzik sektörünün yakından takip ettiği davada karar günü olarak Ekim ayı işaret edildi.
Olayın Perde Arkası: İddialar Nasıl Başladı?
Skandalın geçmişi, ADOR bünyesinde çalışan kadın bir personelin (basına yansıyan adıyla ‘B’), şirketin üst düzey erkek yöneticilerinden biri olan ‘A’ tarafından sistematik iş yeri tacizine ve mobbinge maruz kaldığını öne sürmesiyle başladı. Çalışan ‘B’, şirket içi insan kaynakları mekanizmalarını işleterek durumu yönetime bildirdi. Ancak iddianın odağındaki asıl kırılma noktası, dönemin ADOR CEO’su Min Hee-jin’in bu şikayet karşısında takındığı tavır oldu.
Eski çalışan ‘B’, Min Hee-jin’in bir yönetici olarak tarafsız kalmak yerine, tacizle suçlanan üst düzey yönetici ‘A’nın yanında yer aldığını savundu. Şikayet sürecinin ardından mobbingin daha da şiddetlendiğini belirten ‘B’, şirket içinde yalnızlaştırıldığını ve nihayetinde istifa etmek zorunda kaldığını dile getirdi. İstifasının ardından hukuki yollara başvuran eski çalışan, yaşadığı psikolojik çöküntü ve mesleki itibar kaybı gerekçesiyle Min Hee-jin aleyhine tazminat davası açtı.
Sızdırılan KakaoTalk Mesajları Krizin Boyutunu Büyüttü
Dava sürecinde en çok konuşulan ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran delillerden biri, HYBE ile Min Hee-jin arasındaki denetim krizinde ortaya çıkan özel mesajlaşma kayıtları oldu. Anlık mesajlaşma uygulaması KakaoTalk üzerinden yapılan görüşmelerin basına sızmasıyla birlikte, Min Hee-jin’in kadın çalışan ‘B’ hakkında oldukça ağır ifadeler kullandığı görüldü.
Sızdırılan mesajlarda Min Hee-jin’in, şikayetçi çalışan için uygunsuz söylemlerde bulunduğu, mağdurun beyanlarını küçümsediği ve taciz iddiasını boşa çıkarmak için stratejiler geliştirdiği öne sürüldü. Bu mesajların ortaya çıkması, kamuoyunda “kadın odaklı başarı hikayesi” çizen Min Hee-jin imajına büyük bir darbe indirdi. Çalışan ‘B’, bu mesajların ve Min Hee-jin tarafından yapılan resmi açıklamaların kendisini kamuoyu önünde yalancı ve art niyetli biri gibi gösterdiğini, bunun da açık bir iftira (defamation) suçu oluşturduğunu iddia etti.
Min Hee-jin Cephesinden Yanıt: “Mesajlar Bağlamından Koparıldı”
Min Hee-jin ve hukuk ekibi ise yöneltilen tüm suçlamaları kesin bir dille reddetmeye devam ediyor. Mahkemeye sunulan savunmalarda, Min Hee-jin’in süreç boyunca her iki tarafa da eşit mesafede durmaya çalıştığı, taraflar arasında arabuluculuk yapma amacı taşıdığı iddia edildi.
Eski CEO’nun savunma stratejisine göre, basına ve mahkemeye yansıyan KakaoTalk mesajları HYBE ana şirketi tarafından yasa dışı yollarla elde edildi ve kasıtlı olarak bağlamından koparılarak cımbızlandı. Min Hee-jin, şikayetçi çalışanı hedef alma gibi bir niyetinin olmadığını, şirketin işleyişini korumak ve kriz yönetimi yapmak adına yoğun bir baskı altında hareket ettiğini savundu. Ayrıca, hakkında yürütülen karalama kampanyasının arkasında ana şirket HYBE’ın olduğunu öne sürdü.
Güney Kore Çalışma Bakanlığı ve Sektörel Yansımalar
Söz konusu skandal yalnızca sivil mahkemenin konusu olmakla kalmadı; Güney Kore Çalışma ve Çalışma Standartları Bakanlığı da ADOR içerisindeki iş yeri ortamına dair incelemeler başlattı. K-Pop endüstrisinde uzun süredir tartışılan “şirket içi hiyerarşi ve çalışan hakları” konuları, NewJeans gibi küresel bir markanın yaratıcısı olan şirkette yaşanan bu olayla yeniden alevlendi.
Özellikle idol gruplarının arkasındaki yönetim kadrolarının çalışma koşulları, yöneticilerin çalışanlar üzerindeki sınırsız yetkileri ve mobbing vakalarının üstünün örtülmesi iddiaları, Güney Kore kamuoyunda sert eleştirilere neden oldu. Bu durum, eğlence sektöründeki kurumsal etik standartlarının sorgulanmasına yol açtı.
HYBE ile Süren Dev Savaşın Bir Parçası
Min Hee-jin ile eski çalışanı arasındaki bu özel dava, aslında HYBE çatısı altında yaşanan çok daha büyük bir güç savaşının parçası olarak değerlendiriliyor. Hatırlanacağı üzere, HYBE yönetimi geçtiğimiz aylarda Min Hee-jin’i ADOR’un kontrolünü ele geçirmeye çalışmak ve güveni kötüye kullanmakla suçlamıştı. Yaşanan fırtınalı sürecin ardından Min Hee-jin, ADOR CEO’luğu görevinden azledilmişti.
Ekim ayında açıklanacak tazminat kararı, Min Hee-jin’in HYBE ve bağlı ortaklıklarıyla devam eden diğer hukuki süreçlerini de doğrudan etkileyebilir. Mahkemenin Min Hee-jin’i suçlu bulması durumunda, ünlü prodüktörün itibar kaybı derinleşebilir ve gelecekteki olası projeleri veya şirket kurma planları zora girebilir. Aksi durumda, mahkemenin Min Hee-jin lehine karar vermesi veya tazminat talebini reddetmesi, eski CEO’nun “bize kumpas kuruldu” yönündeki söylemlerini elini güçlendirecektir.
Ekim Ayında Karar Belli Olacak
Seul Merkez Bölge Mahkemesi hakimlerinin dosyaya ilişkin kararlarını yazılı olarak hazırlayacağı ve nihai hükmün Ekim ayında düzenlenecek karar duruşmasında açıklanacağı kesinleşti. Dava sonucunun, K-Pop sektöründeki iş yeri hakları ve yöneticilerin sorumlulukları açısından önemli bir emsal oluşturması bekleniyor.
